Aklıma takılan cümlelerden birisin aslında, her gece aklım sana gider ben ise seninle birlikte dönmesini beklerim. Herşey sana yazdığım tatlı rüyalar sözüyle başlar ama hep senli rüyalar olarak bana geri döner. Dinlediğim şarkıdan bir sözsün aslında, nerede dinlediğimi bilmediğin, öylece aklıma yapışıp kalan. Cesarettin çoğu zaman herşeyden sıyrılıpta bir köprüden atlamak gibi, akılda kolay olguda zor. Tek başına yürümekte aradım çareyi ,sokaklar benim varsayarak, bilirdim hiçbir sokak benim değildi ve hiçbir yürüyüş seninle olan kadar güzel olmuyordu. Bir şiir gözüyle baktım sana, lakin hiçbir şiir bu kadar iyi yazılmamıştı; hiçbir şiir senin kadar okunaklı olmamıştı. Yağmurda koşuşturarak evine gitmeye çalışan insanların gözünden baktım sana, ıslanıyordum her saniye ama sana varmak olacaktı sonunda, mutlu olacaktım...
Her hayal seninle başlıyordu, belki orada olursun, belki oluruz diye.Yazdığım yazılarda bir bölümdün çoğu zaman, hani en içten cümlelerde, vazgeçilmezdin.Çocukken olsun istediğim düşlerin yıkılışını engeleyendin. Her yol sana çıkıyordu. Roma değil ya burası, ben istediğimden her yol seni buluyordu. Bir şiir gözüyle baktım sana, adını yeni öğrendiğim lakin aklımda tutamadığım... sözlerinde acıyı, mutluluğu barındıran...
Bir şiir gözüyle baktım sana, belki üstad şairlerin belkide amatör bir gencin şiirydi ama seni anlatmaya çalışan bir şiir. Her gece, gündüze bağlanırken ben seni bana bağlamasını istedim. Okuduğum her şiirden.. Çok da şiir okumazdım hani, belki sen çıkarsın diye karşıma mısra mısra...
Belki hiçbir şiir senin kadar güzel yazılamayacaktı ve hiçbir zaman okuduklarım da sen olmayacaktın. Lakin bir şiir gözüyle baktım ben sana, bütün kafiyelerden kaçan en anlamsız sözlerden. Acımasız, bir o kadar içten bir şiir, ve iki mısralık bir şiir yazabildim ben sana;
Sen bana gel de
Koşayım...
15 Ocak 2011 Cumartesi
9 Ocak 2011 Pazar
KAÇAK BİR HAYAT
Ne kadar meraklıdır dimi insan küçücük sözlere kocaman yükler yerleştirmeye hemde altından kalkamayacağımız.Gariptir, insan mutluluğu gerçeklerden çok hayallerde arar.Olan şeylerle mutlu olmaz çoğu zaman, imkansızı ister, olmayacağını bilse de savaşır ve galipte çıkamaz.Sadece savaşır ,hani derdi kazanmak değil belki ama çaba göstermek ister. Kimse mutlu olamıyor artık elindekiyle, kimseyi mutlu etmiyor olması gerekenler, insan bir hayal uğruna oradan oraya koşturuyor…
Komiktir, rüyalara çevirdik hayatlarımızı, bir gece gördüğümüz rüya gerçek olsun diye uğraşmaya başladık, kimse de demedi rüya bu diye.Olsun istedik, sadece olsun hani iyi mi olur kötü mü oda bilinmedi yeter ki olsun dendi.Bir baktık gerçekleri kaybetmeye başlamışız, gerçekler terk ederken bizi, arkasından su bile dökemedik.Düşünmedi kimse dönüp arkasına bile bakmadı , itti elinin tersiyle ,gerçek kolay olandı çünkü ama insanoğlu ya bu zor olana kendini mahkum bıraktı .Yanımızdan yürürken hayat onu kovalamak tercih edildi.Hani sokak yarışçıları gibi bir anda dahil olduk yarışa ve gaza sonuna kadar bastık…
Dönüşü olmayan kavgalarda bulduk kendimizi, savaştığımızın kim olduğunu da bilemedik.Bir sabah bilmediğimiz bir rüzgar vurdu pencereden, öyle bir rüzgardı ki bütün gerçekleri kaldırdı ortadan her şeyi bomboş bıraktı.Sakin bir havada olmayan hırçın dalgayı aradık.Boşlukları doldurmaya çalışırken en büyük boşluk çoktan oluşmuştu, kendimiz.Öyle bir boşluktu ki ne yaparsan ,yerine hangi kelimeyi koyarsan dolamaz olmuştu.Ve insan, o boşlukta yuvarlanıp dururken buldu kendini, bir daha korktu…
Gökkuşağı gibi bir hayat olmasıydı isteği,içinde her rengi barındırsın ama hiçbiri karışmasın.Belki imkansızdı o biliyordu ama kabul etmedi.Ne savaşı bırakabildi orta yerinde, ne de barışa yakın olabildi.En büyük kaçış başlamıştı bir kere, kaçmıştı kendinden ve devam etmeliydi.Kabul etmek istemedi, biraz korkusundan biraz da yalnızlığı kendine bir yuva edinişinden.Çocukken öğretilmişti koşmak, yürümeye başlarken bile ‘’babaya koş’’ denildi her çocuğa, ve o koşuş hiç dinmedi…
Biz geleceği kurtaracak nesillerdik ya onu da beceremedik kendimizi kurtaramayışımızdan belli ettik.Bu sefer ne mi yaptık bir daha kaçtık, olan her şeyden olmayanı isteyerek...
6 Ocak 2011 Perşembe
Düşman Duvarlar
Bir rüyaydı aslında her şeyin başlangıcı, küçük bir çocuğun geçemeyeceği bir duvardan atlamaya çalışmasıydı.O rüyada tek bir karakter, ne kaçtığı bir şey ne de savaştığı bir düşmanı olan bir çocuk vardı.Tek derdi o duvarı geçmek ve geçtiğinde her şeyin düzeleceğine inanan bir çocuk ve çocuk haklıydı.
Kendiyle savaşan insanlarız bu hayatta, geçmişte yaşadığımız acı, öfke ve nefretleri geleceği yayarken en büyük düşmanımızı, kendimizi oluşturduk.Önce geçmişten kaçtık sonra örttük üstünü birde yetmezmiş gibi kalın bir duvar ördük.Kimimiz aldatılmıştı, kandırılmış kimimiz ise korkularının önüne geçemiyordu.Onlarca duvar örmeyi kolay olan görmüştük.
Ben bir rüyada gördüm ilk duvarımı, asıl suçlunun kendimiz olduğunu bir rüyada anladım.Berlin duvarı gibiydi aslında bir anneyi oğlundan ayırdı o duvar, bizimkiler ise düşlerimizden uzaklaştırdı.Korkularla besledi hayallerimizi, umut etmekten uzaklaştırdı.Kolay olandı ya kaçmak insanoğlu her zaman onu seçti yeni bir duvar ördük her zorlukta, umudu eksik tuttuk..
Ben genç bir kızın gözlerinde en acımasız duvarı gördüm.Kız yorulmuştu, üzülmüştü yaşamaması gereken şeyleri yaşamıştı belki de.Öyle bir duvarın arkasına saklanmıştı ki, kendince duvarın yıkılması yeni kötülüklerin başlangıcı, yeni hüzünlerdi.Kız yorulmuştu, yormuştu bu hayat korkuları yeni belkiler oluşturamıyordu.Belki daha iyi olur değildi onun için kesinlikle olmayacaktı.Gözlerinde görmüştüm ben, yıkılamaz dediği duvarların yıkılabileceğini, o da biliyordu ama korkuları örmeye devam ediyordu…
En gerekli olan dostu ‘’Umudu’’ arka ceplerine saklamıştı. Zor olanı seçmişti kız, ışık ona her yaklaştığında o kaçmakta aradı yolu ve ışık onun peşini bırakmıyordu, bırakmayacaktı.Kızın yanıldığı bir nokta vardı hiçbir duvar, umutla savaşamazdı doğru olan tamda buydu…
Hayal kurmak kadar kolaydır bir duvar yıkmak aslında, küçük bir çocuğun oyuncak araba, yeni evli bir çiftin güzel bir ev yada asker yolu bekleyen bir annenin hayali gibi yeter ki içinde Umudu barındırsın.Hiçbir duvar yıkılmaz değildir yeter ki isteyelim…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)